Home / Manşet / Şuara Suresi 1-33

Şuara Suresi 1-33

1. Tâ, Sîn, Mîm.

2. Bunlar sana apaçık kitabın âyetleridir.

3. (Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kıyacaksın!

4. Biz dilersek onların üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilekalır.

5. Bununla beraber kendilerine O Rahmân’dan yeni bir öğüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler.

6. Üstelik (ona) “yalandır” dediler; fakat onlara alay edip durdukları şeyin haberleri yakında gelecektir.

7. Yeryüzüne bir bakmadılar mı? Biz orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirmişiz.

8. Şüphesiz ki bunda mutlak bir âyet (nişane) vardır; ama onların çoğu iman etmezler.

9. Ve şüphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir.

10. Bir vakit de Rabbin, Musa’ya nida edip “Git o zalim kavme” dedi.

11. “Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı?”

12. (Musa) şöyle seslendi: “Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar.”

13. “Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun’a da elçilik ver.”

14. “Hem onların bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni öldürürler.”

15. (Allah): “Hayır hayır” buyurdu, “haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) işitiyoruz.”

16. “Haydin Firavun’a gidin de deyin ki: İnan biz, âlemlerin Rabbinin elçisiyiz.

17. İsrail oğullarını bizimle beraber gönder.”

18. “Â, dedi, biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının bir çok yıllarını aramızda geçirmedin mi?”

19. “Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!”

20. Musa, “Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım.”

21. “Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı.”

22. “O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır. “

23. Firavun şöyle dedi: “Âlemlerin Rabbi dediğin nedir ki?”

24. Musa cevap olarak: “Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi’dir.”

25. (Firavun) etrafında bulunanlara: “İşitmiyor musunuz?” dedi.

26. Musa dedi ki: “O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarınızın da Rabbidir.”

27. (Firavun): “Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir” dedi.

28. Musa devamla şöyle söyledi: “Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir.”

29. Firavun: “Benden başkasını ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmışlardan ederim” dedi.

30. Musa sordu: “Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?”

31. Firavun: “Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen” dedi.

32. Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

33. Elini de (koynundan) çekti çıkardı; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir şey) oluverdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.