Home / Makaleler / Sözün Gücü 2

Sözün Gücü 2

ramazan-kayan88

Sözü yüceltenler ise güce karşı direniş yolunu seçmişlerdir. Hakikatler söz aracılığı ile etkilerini sürdürmüşlerdir..

“Sözü” ve “güç”, insanları hep cezbetmiştir. Çağımızda bu cazibenin gittikçe arttığı görülmektedir. Keşfedilen, öğrenilen, bilinen, hissedilen ve benliğe mal edilen hakikatler, “söz” aracılığı ile bir “güce” dönüşmekte ve çok farklı etkilerde bulunmaktadır.

Sözün etki gücü, gücün iktidarını zorluyor.

Tabii ki, sözün gücü birazda söyleyenin gücü nisbetincedir. Söyleyenin gücü ise sadakat ve samimiyetinde saklıdır.

Sözün gücünü göstermek için sesini yükseltmek, bağırmak, haykırmak, fiziki destek almak gerekmiyor. Sözü güçlü kılan yüreklerdeki inanç, ruhlardaki direnç, zihinlerdeki bilinçtir.

O halde sesini değil sözünü yükselt. Sözün gücü hep susturmak değil bazen de susmaktır. Anlam ilişkisi olmayan milyonlarca harfi bir araya getirseniz hiç kimse böylesi bir karmaşayı ne çözebilir ne de okuyabilir. Ruhuyla buluşmamış harfler ışık geçirmez, anlam içermez.

Sözün serüvenini Hz. Ali (ra) ne güzel özetliyor:

“Sözün dikildiği yer gönüldür, ısmarlandığı yer düşüncedir, onu kuvvetlendiren akıldır, meydana çıkaran dildir.”

Sırası gelmişken şimdi birde “söz”ün kitabi tanımına bakalım: Söz, beyin tarafından tasarlandıktan, kalp cihetinden onaylandıktan ve gayesi belirlendikten sonra, ses ve dilimizin yardımı ile iki dudağımızın arasından süzülen anlamlı ses ya da seslere denir.

Söz Allahı’ın insana verdiği konuşma kabiliyetinin en temel unsurudur. Söz beynimizin ve kalbimizin dili, meramımızın ifade yoludur. Söz, kelamdır, ifadedir, anlatıştır, haberdir.

Sözde doğruluk temel şart, güzellik tercih sebebidir.

Sözün mahiyeti makul ve meşru ise söz o zaman doğrudur.

Sözün ifadesi ve üslubu muhatabın içine ferahlık veriyorsa o söz güzeldir. Sözün en güzeli bizi Allah’a taşıyan sözdür.

“Laf” ile “söz” arasındaki farkı far etmek lazım. Sözün bir görevi, hedefi vardır. İkna etmek, inşa etmek, etkilenmek, belirlemek, hareket geçirmek gibi… “Laf” boş lakırdıyı, kuru gürültüyü, “söz” ise anlamı, değeri ve derinliği ifade eder.

Sözün güçlü olması için, özgür, adil, ahlaklı ve meşru olması lazım. Başıboş ve içi boş sözün ne gücü olabilir ki?

Şimdi güzel ve güçlü sözler söyleme vakti…

Sözü ete-kemiğe büründürme zamanı… Sözün hayat bulması ve hayat vermesi gerekiyor.

Söze kulak veren herkese sözümüz olmalı.

Farkımız sözümüz olsun.

Unutmayın ki; sözü tükenenler kendileri de bitmiş demektir.

Tükenmemek ve bitmemek için sözün özüne dönmek lazım…

O da; La ilahe illallah’tır..

Bu söz var oluş hakikatinin önü ve sonudur. Bu söz, özdür…