Home / Makaleler / Sorularım Var

Sorularım Var

Kainatın kalbi Kâbe’deyiz… Kıyam ve siyam günlerindeyiz… Affı sevenin, affedicinin evindeyiz… Bizi affetmesini umuyoruz.
Sonlu dünyada “Son Gün”e son sürat seyrederken sorularla sarsılıyorum… Aslında bunlar ertelenmiş, gecikmiş sorular…
Ruhumu acıtan, zihnimi kemiren, kalbimi kıskaca alan sorular.
Bugüne kadar hep ötekilerini sorguladık, kendimize soru sormaya vakit bulamadık, belki de ihtiyaç duymadık…
Peygamber Efendimiz (s.a.v) günde yetmiş defa istiğfara ihtiyaç duyarken, bizdeki istiğna ve istikbarı nasıl yorumlarız?
Yoksa biz kesin kurtulmuşlardan mıyız? Müjdelenmişlerden miyiz?
Sınav doğru sorular sormakla başlar. Kendimizi sorgulamadan hesap günü nasıl kurtuluruz?
Sondan başlayarak iç dünyama yönelik sorularımı sıralayabilirim.
En son tövbem ne zamandı? Hangi günahımı terk etmiştim? Peki tövbemi tutabilmiş miydim?
En son duam neydi? Rabbimden ne talep etmiştim? Klişe dua cümleleri dışında ısrarla arkasında durduğum duam neyi içeriyordu? Hangi dünyaya işaret ediyordu?
En son hangi mazlumun ya da yetimin duasını alabildim, somut bir isim hatırlıyor muyum?
Yakın zamanlarda ziyaret ettiğim, sevdiğim ve sevindirdiğim bir yetim, bir yoksul, bir yalnız hatırlıyor muyum?
Annemin en son ne zaman ellerini öptüm? Babamın duasını alalı üzerinden ne kadar vakit geçti?
“Keşke hayatta olsalardı…” dediğinizi duyar gibiyim…
Hangi büyüğümün ziyaretine gittim?
En son hangi alimin dizinin dibine oturdum, nasihatini dinledim?
Birinci derecede arkadaş ve akraba dışında hangi hastanın ziyaretine gittim?
En son kıldığım cenaze namazı ne zamandı, cenaze kime aitti?
En son yaptığım kabristan ziyaretinin üzerinden ne kadar vakit geçti?
Şimdiye kadar bir huzur evine, yetiştirme yurduna, akıl hastanesine, cezaevi ziyaretine gittim mi?
Cuma namazı dışında en son ne zaman camide cemaatle namaz kıldım?
En son ne zaman teheccüd namazı kılmıştım? Gecemi aydınlatmıştım?
Dilenciler dışında en son verdiğim sadakayı hatırlıyor muyum?
En son ne zaman itikafa girmiştim?
Farz olan Ramazan orucu dışında en son ne zaman oruç tutmuştum?
En son hangi ayetin tefsirine bakmıştım? Hangi ayetin tesirinde kalmıştım? Hangi ayeti tefekkür ederek kendime gelmiştim?
Kalbimi titreten bir ayetim var mı? Gözlerimi yaşartan, ruhumu dirilten bir sure tercihim var mı?
En son ezberlediğim ayet hangisiydi? Üzerinden ne kadar vakit geçti?
En son okuduğum kitap hangisiydi? İçeriği neydi?
En son evime giren kitabın baskı tarihinde ne yazıyor?
Kitap hediye etmek gibi bir alışkanlığım var mı?
En son hangi İslami etkinlikte bulundum, hangi eylemlere katıldım?
En son kiminle tanıştım? Hangi amaca yönelik?
Kiminle tartıştım? Ne adına, kim için?
Kiminle barıştım? Beklentim neydi?
En son hangi kötülüğe engel oldum? Hangi iyiliğin öncüsü oldum?
En son kimin gönlünü kırmıştım? Kimin gönlünü almış, kime gönül koymuştum?
En son ne zaman evime misafir aldım? Kimi ziyaret ettim? Hangi garibana ikramda bulundum?
En son sohbetim, seferim, selamım, sitemim, sükûtum, sabrım, sözüm, sırrım kim için ve ne adınaydı?
En son hediyem, hatıram, helalleşmem, hayrım, hesabım, hedefim neler içeriyor, kimi kapsıyordu?
En son itirazım, öfkem, buğzum, tepkim, kavgam, sevdam, alkışım, övgüm, ilgim, sevgim, uyarım, umudum, üzüntüm kim için? N’için?
En son nasihatim kime? Başkasına mı bana mı?
Ve en son vasiyetim nedir?
Daha doğrusu vaziyetim nedir?
“Sonuç muttakilerindir.”