Home / Makaleler / Seyahat Ufuktur

Seyahat Ufuktur

Seyahat sevdam beni bu defa Azerbaycan diyarına çekti… Seferle sıhhat bulma arayışındayım… Seferle gelen şifanın, seferle çözülen şifrelerin ve esrarın farkındayım…
Gerçek seyahat özgürlüktür, bilinçtir, umuttur ve ufuktur…
Her seferin derunî dünyama sunduğu ufukları nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. Sadece şunu dile getirmek istiyorum: Ömür boyu sefer…
İşte bu duygularla 11 Mart 2017 Cuma günü seher vakti Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye iniyoruz…
Bakü’de ilk izlenimlerimiz; her alanda Kapitalizmin Komünizmden nasıl intikam almaya çalıştığını görüyoruz…
Kendini yenilemeye çalışan Bakü, zıtlıklar diyarı… Sovyet dönemindeki eski yapılar “kentsel dönüşüm” kapsamında yerle bir edilip, yerine modern binalar yapılırken hala öteki Bakü ile modern Bakü iki farklı dünyayı simgeliyor…
Heyet denilen köhne yapılar ile konformizmi temsil eden yüksek binalar bir arada…
Bu arada dönüşüm sürecinde yıkılan camilerin yerine yenisinin yapılmasına izin verilmediğini öğreniyoruz… Ezan sesi duyulamayacak kadar kısık… Tesettür yok denecek kadar az… İslami uyanış çok ciddi bir takip ve tacize tabi tutuluyor…
“Dünya şehri” olma yarışında olan bu şehir, kendi öz değerlerinden hızla uzaklaşıyor…
Komünizmden çektikleri yetmiyormuş gibi yeni dönemde de İslami uyanış tehdit kapsamında değerlendiriliyor…
Düşünebiliyor musunuz, girişte gümrükte sorun yaşarım endişesi ile kendi kitaplarımı bile beraberimde götüremedim…
İran üzerinden gelen şii kültürün halk üzerinde ciddi etkinliği bulunuyor… Şia’nın bu baskın kültürüne karşı selefi akımların yapılanması hız kazanmış durumda… Zıtlar birbirini besliyor… Diğer yandan Azerbaycan’da hala en etkin yapılanma FETÖ hareketi…
Türkiye’deki gelişmeler hız kazanınca Azerbaycan’da bir manevra ile tüm okulları yerli bir firmaya devrederek varlıklarını sürdürüyorlar…
Baskıcı yönetim içinde Fetö’cü sızmalar herkes tarafından biliniyor… Evet İslam adına öne çıkanlar; Şiiler, Selefiler, Fetö’cüler.
Türkiye’ye gülücükler dağıtsa bile Azerbaycan’ın gönlü Rusya’dan yana…
“Yoldaş”lıktan “gardaş”lığa daha yürünmesi gereken çok uzun bir yol var…
Uzun süre Sovyetler Birliği yönetiminde kaldıkları için halk Rusça’yı ana dili kadar iyi biliyor… Yaygın ve geçerli bir dil…
Son yıllarda Türk dizileri revaçta olunca, Türkçe de ciddi anlamda kabul görmüş durumda… Artık Türkiye diplomasisinden önce Türk dizileri ülkelere ulaşıyor… Pembe diziler burada oldukça popüler…
Neft (Petrol) ülkesi Azerbaycan şu sıralar perişan… Devalüasyon ülkenin belini bükmüş.
Yolsuzluklar yılların mirası… Rüşvet yaşamın normal parçası olmuş… Bu mel’un fiilden artık alan da memnun, veren de memnun…
Bu kadar düşük maaşla memur, işçi nasıl geçinir?
Devlet yönetiminin piramidin tepesinden tabanına kadar yolsuzluk, rüşvet oldukça yaygın.
Azerbaycan Federal Şeffaflık Organizasyonu’nun yolsuzluk değerlendirme raporunda dünya onuncusu…
Diğer yandan direk yüksekliği 162 m olan, eni 35, uzunluğu 70, toplamda 2450 m2 alanı, 350 kg ağırlığı olan bayrağı Azerbaycan Guinness rekorları kitabına girmiş durumda…
Halk için milli bir teselli kaynağı…
Mart ayındaki bir haftalık Nevruz Bayramı da stres ve sıkıntılarını atmaya birebir…
Alkol de su gibi kullanılıyorsa varın gerisini siz hesap edin…
İslam yurdu çok çekti… Görünen o ki yapılacak çok işimiz var…