Home / Makaleler / Mısır İdama Mahkum

Mısır İdama Mahkum

ramazan-kayan88

Kur’an kıssalarından bir kesit…

Yer: Mısır…Firavunlardan bir Firavun…Karşısında Hz. Musa (a.s) ve kardeşi Harun(a.s)… Musa (a.s) mucizeler ile uyarısını yaptığında Firavun tedirgindi…

Tehlikeyi bertaraf etmek için sihirbazlara sığındı… Tarihi müsabaka gerçekleşmiş , sihirbazlar gerçeği görmüş, alemlerin Rabbine iman ettiklerini ikrar ve ilan etmişlerdi… Firavni sistem çatırdıyordu, rejim krizde idi… Düzenin dayanakları çökmüştü, Firavun’un bel bağladığı sihirbazlar saf değiştirmişti… Firavun hezimeti görmüş devletin hüsranını önlemek için terörle mücadele yasalarını devreye koymuştu;

“(Firavun) dedi ki: Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! Anlaşıldı ki, o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! O halde kesinlikle yakında anlayacaksınız; çaresiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi muhakkak darağacına gerdireceğim!”

“(İman edenler) dediler ki; “Zararı yok, mutlaka biz Rabbimize döneceğiz.” (Şuara 49-50)

İstikbar ve istibdat yasaları imanı silmek ve sindirmek için anında yürürlüğe giriyor… Kan , zulüm, şiddet, baskı sınır tanımıyor… “Vatan elden gidiyor” uygulamaları… Statüden icazetli, resmi izinli iman dayatmaları… “Benden izin almadan mı iman ettiniz?” hezeyanları… Ve korku hafakanları içinde yağdırılan cezalar…

O gün Firavun’un idam kararı verdiği Müslümanların sayısını bilmiyoruz… Ancak tüm şehirlerden toplanan sihirbazlardan oluşan bir kitle olduğu kesin… Ayrıca bu idam kararının kaç dakikada verildiği konusunda da fazla bir malumat sahibi değiliz, fakat ceffel kalem, aşırı bir öfkeyle, ansızın verilen bir hüküm olduğu belli… Burada esas olan iman edenlerin onurlu duruşudur…

Adanmışlık ve aşkınlık bilinci… Dava azmi ve aşkıdır…

Ölüme müştak, şehadete aşık yürekler…

Firavun’un elinden ne gelir ki?

Kuran’ın resmettiği bu karelerin bugünde yabancısı değiliz…

Yer; yine Mısır … Firavun yine Firavun…İsmi; Sisi… Karar yine aynı karar: 529 idam…

Bilmiyorum, tarihte ki Firavun’un yargı sistemi mi daha hızlı idi, yoksa günümüzdeki Firavunların yargı terörü mü daha aktif?

Minye Ceza Mahkemesinin 20 dakikada verdiği 529 idam kararı…

Yani her 1 dakikaya 26 idam kararı düşüyor…

Ve bu ölüm fermanlarını beyaz giysiler içinde, demir kafesler arkasında tebessüm ile karşılayan yiğitler…

Sisi’nin kirli hayatı, kanlı eli, kirli kalbi, sistematik zulüm ve zorbalığı; özgürlüğe ve onura adanmış bu kurbanları ne sindire bildi ne de sustura bildi…

Baştacımız Muhammed Elbiltacı’mız yine haykırıyor… Biricik kızı, değerli öğretmeni şehid Esma’yı selamlıyor…

Körfez ülkeleri, Arap Ligi, İİT, sağır ve kör bir dünyanın utanç bataklığında batsalar da, imanlarının bedelini ödeyen adanmışlar, yüzümüzü ağartıyor, çağa tanıklıklarını sürdürüyorlar…

Mısır zindanları dün olduğu gibi bugünde diri ve duru yürekleri ağırlıyor… Nil’in çocukları ses veriyor…

İhvan tarihi misyonunu güncelliyor…

Peki biz suskunluğumuzu, durgunluğumuzu, yorgunluğumuzu nasıl yorumlayacağız?

Sorun nedir ?

Suskunluğumuzun… Sorumsuzluğumuzun… Savrulmuşluğumuz…

Suçlu kimdir?

Susan herkes!

Mısır’da ki idamlar son tahlilde ümmetin ulvi kazanımlarıdır… Fakat yitirilen insanlığın utancını nasıl taşıyacağız?

“Zulüm olduğu yerde tarafsızlık, namussuzluktur” derken Cemil Meriç haksız mıdır?

Biliyoruz ki, İhvan iktidar içgüdüsü ile harekete geçmiş değil, onur ve özgürlük sevdası ile alanda ve zindanda destansı yürüyüşünü sürdürüyor…

Şimdi bize düşen Mısır’da darağacına yürüyen yiğitlerin mirasına, misyonuna, mesajına sahip çıkmaktır…

Mısırda El-Ezher’e kayıtlar durduruldu…

Artık Rabia mektebine kayıt dönemi…

Rabia mektebi… Müfredatı; onur, özgürlük, direniş, şehadet ve tevhid olan mektep…

Samimiyet, sadakat, insaniyet, adalet, ahlak,erdem içeren okul…

“Ümmetin sessizliğini sana şikayet ediyorum” diyen aziz şehidimizin dilekçesine yenileri eklenmeden mazlumlar için ses verelim…

Ta ki sahiden yaşıyor olduğumuzun kanıtı olsun…

Akidesi için adananlara selam olsun!

Milat Gazetesi