Home / Makaleler / Malum Medya

Malum Medya

ramazan-kayan88

”Medya dördüncü kuvvet ” denilir ancak sonuçlarına bakıldığında toplumu dönüştürmede birinci kuvvet olduğunda kuşku yok…

Medya üzerinden sürdürülen savaşların geçmişteki meydan muharebelerinden geri kalır yanının olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz…

Elin gavuru medya üzerinden yapacağını yapıyor , hangi gayeye hizmet ettiğini artık gizlemiyor … Gel gör ki , bizim muhallenin hala kafa karışıklığı devam ediyor . Düşmanın silahı ile silahlanacağız ama korkarım ki süreç içerisinde silahı kendi ayağımıza sıkacağız …

Bu işin künhüne yeterince vakıf değiliz , sadece tüketici durumundayız…

Yandaş medya , yoldaş medya derken herkes kendince bir yol tutturmuş gidiyor… Peki , biz neredeyiz ? Bu kavgada yerimizi daha aktif almayacak mıyız ?

Alanı boş bırakmak , kötülüğün egemenliği anlamına gelmiyor mu ?

Şer güçlerin , şeytani odakların elinde ilizyona dönüşen bu aygıt ifsadın ve idlalin adeta adresi durumunda …

Doğrusu medya bizim için ithal bir olgu … Medeniyet havzası , kültürel koordinatları , inanç ve değer kodları açısından bize ecnebilerden geçtiği yerinde bir tesbit …

Batı menşeli medyanın mahremiyeti yoktur… Teşhir , tezvir , tahkir mesleki bir marifet addedilir… Değer duyarlılığı bekleyemezsiniz… İnsani , ahlaki kaygılar dumura  uğramıştır…

Adeta medyanın işi ; ifşa ,fahşa ve imhadır … Diğer bir ifade ile medya jurnacılıktır…

Bu gün siyasi çekişmelerin , şantajların , meydan okumaların , provake etmelerin ,manipilasyonların , ajitasyonların , gerçekleri karartmaların , üstü örtülü tehditlerin , teşhirlerin diğer ismi medya değil midir ?

Toplumsal algı nasıl oluşur ? Zihin nasıl biçimlenir ? Medya üzerinden izleyebilirsiniz …

Eğitim ,enformasyon , eğlence adına yola çıkan medya zamanla bir çok modern virüsün  kuluçkasına dönüştü adeta …

Etikten , estetikten , erdemden ,edepten uzaklaşan medya islami ve insani değerlerin erimesinde başat rol oynamaya devam ediyor …

Bazı Batılı insaflı düşünürler bile bunu fark etmiş durumda ; ”TV kills/Televizyon öldürür ” diyorlar…

Bu toplumun  % 92’si televizyon izliyor … Kitap okuma oranı ise % 4.5 lerde seyrediyor …

Kısacası bu toplum televizyon okuyor , kitap izliyor … Bunun anlamı :Kitap ”out” , televizyon ”in” …

Herkesin evinde yaklaşık 200′ e yakın kanal var … Bu kanallar doğruya kanalize edilmediği taktirde yakınde nesilleri yutan kanalizasyonlara dönüşecektir …

Biz saece bir izleyen  olarak mı kalacağız ? Hak adına iz bırakanlardan olmayacak mıyız ?

Medyada alternatif mecralar üretmiyecek miyiz ?

Misyonumuz var , mesajımız var , güçlü bir medyamız yoksa bu taktirde esamemiz okunmuyacaktır … İnsanlara uzanacak bir frekansımız yoksa problem bizde demektir… Medya mutlaka varolmamız gereken bir mecra … Ama tutarlı ,kararlı , ilkeli ve de değer merkezli …

Kendimizle çelişmeden , fıtratımızla çatışmadan , hayatın gerçekleri ile İslam’ın değerlerini telif ederek hedefe yürümeliyiz…

Çünkü biz Allah’ın sınırlarının geçilmez olduğuna inanıyoruz… Biz O’nun herşeyi görüp _gözetlediğine iman ediyoruz… Görenin üstünde mutlak bir Gören var… Bir Bilen var … Bir İşiten var…

Bize malum medya değil , meşru bir medya lazım…

İmtihan dünyasında medyanın ciddi bir imkan olduğuna inanıyoruz… Tabii ki dili ,duruşu ,duyarlılığı bize ait bir medya…

Nesillerin felahına vesile olmak istiyorsak , fırsatları doğru ve yerinde değerlendirmeliyiz… Yerimizde sayarsak zamana yenik düşeriz…

Fırsatların kazası da yok…

Bu gün medyada yoksak , yokoluşumuzu onaylıyoruz demektir…

Artık Müslümanca iş yapmanın farkını ,farkettirmeliyiz…

Medyada  farkımız ; inancımız , içtenliğimiz , içeriğimiz olsun…

Etki alanımızı belirliyecek etkinlik ve eylemlerle sözün sorumluluğunu kuşanmalıyız …

Sözü olanlar ses vermeli değil mi ?