Home / Makaleler / İş ve İrşad

İş ve İrşad

ramazan-kayan88

Son Malatya ziyaretimde, Malatya Meşale Derneği Esnaf Komisyonu’nun tertiplediği Organize Sanayii’ndeki bir grup iş adamı ve sanayici dostun katıldığı oturumun misafiri idim. Çevrelerinde İslami kimlikleri ile tanınan bu şahsiyetlerin, iş hayatlarındaki İslami gayret ve güzelliklerini yakından gözlemleme fırsatım oldu. Kapitalizmin dayattığı piyasa kurallarının eritici, bitirici, bozucu, çürütücü etkilerine karşı nasıl bir duyarlılık ve duruş üzerinde olunması gerektiğine ilişkin samimi arayışlarına ve projelerine tanıklık ettim.

Anadolu insanının gayret ve samimiyetine sayü gayret de eklenince ne güzel sonuçlar doğurduğunu yakından görebilme imkânım oldu… Son yıllarda para ile yüzleşen insanımızın yozlaşmasından duyduğumuz ıstırabın aksine bu sınavı yüz akı ile verebilmenin güzel örnekliğini sunmuş olmaları, geleceğimiz açısından oldukça ümit verici bir tablo…

Kazanca uhrevi bir boyut yüklemenin iç huzuruna ermiş olmanın itminanı bir başka güzel… Meselenin sadece para kazanmak olmadığını, dost edinmenin, insan kazanmanın önceliğini idrak etmenin farkını müşahede ettim…

İşveren, işçi ilişkilerine sadece parasal boyutta değil, kulluk ve kardeşlik bağlamında bakınca işin rengi değişiyor…

Sözü şuna getirmek istiyorum; Malatyalı iş adamı dostların belki de bir ilke öncülük ettiklerinin ne kadar farkında olduklarını bilemiyorum? Ancak bu örnek uygulama beni heyecanlandırdı…

Şöyle ki; işyeri sahibi arkadaşlar, kendi fabrika, atölye ve işyerlerinde çalışan işçilere hafta içinde, mesai saatinde bir saati sohbet ve ders saati olarak belirlemiş bulunuyorlar. O saatte saygın ve yetkin hocalardan davet edilen kişi gelip iş yerinde haftalık dersini ve sohbetini gerçekleştiriyor. Bu program, çalışma saatlerinde gerçekleştiği için işçiler hem dinlenmiş oluyorlar hem de dinlerini öğrenmiş oluyorlar. Bu program kapsamında sadece bir hocamızın bu güne kadar sekiz ayrı iş yerinde binin üzerinde insana dokunduğunu öğreniyorum.

İşte işyeri… Sadece üretim ve pazarlama alanı değil. Nesilleri irşad ve ıslah zemini. Atölyelerde eğitimsiz genç kuşağı tehdit eden kaosların farkına varan bu duyarlı kardeşler, kendi mekânlarında bir davet açılımına fırsat sunmuş bulunuyorlar…

Çalışan gençlerimizin hazlarına hitap eden hedonist hesaplara karşı onları hidayet ve hakikate nasıl irşad edebiliriz kaygısı ile işe koyulmuşlar.

Bu güne kadar İslami gençlik çalışmaları denilince, akla ilk gelen, hatta akla tek gelen, okullar oldu. Okul dışında kalan gençleri muhatap almadılar, kuşatmadılar. Onları çoğu zaman potansiyel suç deposu gibi gördüler. Toplumun itilmişleri, unutulmuşları onlar oldu. Cehalete kurban gidenlerin haddi hesabı yok.

İşte bu tehlikeyi fark eden dostlar, üretimlerinden bir saat ödün verip nesilleri inşa sürecine katkı sunuyorlar.

Seküler ekonomik okumaları, aşkınlık boyutu ile aşıp müteal bir duruş sergiliyorlar.

“Ticareten ten tebur/kesintisiz bir ticaret” tercihinde bulunuyorlar.

Allah’ın iman edenlere uyarısını ciddiye alıp ticarete yeni bir format yüklüyorlar.

“Ey iman edenler sizi acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticareti haber vereyim mi?

Allah’a ve Rasulüne iman etmeniz, Allah yolunda mallarınız ve canınızla cihad etmenizdir. Şayet bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” (Saf, 10-11)

Evet, bir insanın işsizliğine son vermek güzel bir şey… Ancak ondan da güzeli, onu tehdit eden cehalet ve dalaleti gidermektir.

Fiziki dünyanın verileri ile zihni sınırlamamak, 2metafizik dünyanın değerleri ile zihniyet inşası ve şahsiyet oluşumuna en önemlisi. Bunun mekânı, zamanı, imkânı sadece okullar, camiler, vakıflar, dernekler değil, fabrikalarımızı, atölyelerimizi mektepleştirmek de elimizde.

Dünyanın en büyük kazanımına Efendimiz (sav) işaret etmiyor mu?

“Vallahi sizden biriniz vesilesi ile bir kişinin hidayet bulması, dünyada üzerine güneş doğan her şeye sahip olmaktan daha büyük bir kazanımdır.”

Görünen o ki; öncelikle ANESİAD, İGİAD, MÜSİAD, ASKON gibi kuruluşlarımıza yeni dönemde “İnsan merkezli” daha büyük sorumluluklar düşüyor.

Milat Gazetesi