Home / Makaleler / Hayvanlaşmak

Hayvanlaşmak

Evrende cari olan toplumsal yasaların sonuçlarına baktığımızda insanlığın âkıbeti ile ilgili kaygılarımız artıyor… Kur’an-ı Kerim toplumsal sünnetullaha değinirken somut sonuçlar sunuyor… Özellikle İsrailoğulları üzerinden toplumsal çöküş ve yok oluşlara dikkatimizi çekiyor… Kavimlerin helakinin illet ve hikmetini gündemleştirerek ibret almamızı istiyor…
Şimdi İsrailoğulları özelinden hareketle Allah’ın azgınlaşan halkları nasıl cezalandırdığını, farklı bir boyutu ile görelim.
1. Köpekleşmek…
2. Eşekleşmek…
3. Maymunlaşmak…
4. Domuzlaşmak…
Bunların ilk ikisi bilgiye dayalı, toplumun seçkinlerinin seçtiği bir azgınlık ve sapkınlık…
Son ikisi ise toplumun genelinde görülen isyan ve zulmün sonucu…
Konuyu ayetler ışığında inceleyecek olursak şunları görürüz:
1. Köpekleşmek…
“Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan da onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan oluverdi.
Eğer biz dileseydik, onu bununla yükseltirdik. Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu. Onun durumu, üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir. Artık gerçek olan haberi onlara aktar. Umulur ki düşünürler.” (Araf, 175-176)
Ayetlerde Belam b. Beura veya Ümeyye b. Ebis-Salt Sakafi’ye atıfta bulunması, genele yönelik mesajı almamıza engel değildir…
Kıssadan maksut herhangi bir şahsın tarifi değil, bir karakter tanımlamasıdır.
Dünya çıkarı için değerlerini, doğrularını, davasını satan aşağılık alimleri anlatıyor… Vahyi hevaya feda etmenin vehametine dikkat çekiyor…
Soluyan köpek misali alçalmanın son kertesi… İlmin onurunu ayakaltı edip güce yaltaklanan, hevasına uyan tasmasız köpeklerden bahsediyor… Dünyalık derdine düşüp zorbalar önünde diz çöken zavallı alim müsveddelerine gelen uyarı; köpekleşmeyin… Bir kemik için kimliğinizden vazgeçmeyin…
2. Eşekleşmek…
“Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durum, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini yalan saymakta olan kavmin durumu ne kadar kötüdür. Allah, zalim olan bir kavmi hidayete erdirmez.” (Cuma, 5)
Burada yerilen eşek değil eşekleşme mantığıdır.
Sırtında kitap taşıyan eşeklerin bir sorunu yok, sorun kitaba sırtını dönerek eşekleşenlerdir…
Eşek mazurdur çünkü şuursuzdur…
Taşıdığı ilmin bilincinde olmayan, behimi arzularla alçalan, çamurlaşan ilim sahiplerinin acınası hallerine atıftır… Onurunuzu ayakaltı edip aptallaşmayın… Alimin bir ağırlığı olur…
İki ayaklı köpek, eşek konumuna düşmek ne acı bir durum.
Zulme meşruiyet kazandırmak ne büyük bir facia…
Batsın batılın hizmetindeki bilgi…
3. Maymunlaşmak…
“Şüphesiz siz, cumartesi (günü) haddi aşanları elbette bilirsiniz. İşte biz onlara ‘Aşağılık maymunlar olunuz!’ dedik.” (Bakara, 65) İşte Allah’ın yasaklarını hiçe saymanın sonucu; maymunlaşmak…
Cismen mi manevi mi? Sureten mi sireten mi? Fiziken mi fıtraten mi?
Bunun tartışmasına girmeyeceğiz. Her ikisi de mümkün…
Fizyolojik bir transformasyon (şekil/biçim değiştirme) da mümkün, insanlık karakterinden uzaklaşıp ilim, irfan, izan, idrak yoksunu aşağılık mahluklara dönüşmek de mümkün… Mesele sadece kıllı, kuyruklu maymunlara dönüşmek değil; kariyeri yüksek, kapitali düşük maymunlar daha büyük risk oluşturuyor…
İnsanın şuuru, şiarı giderse geriye ne kalır? Taklitçi, yozlaşmış, şahsiyetsiz sürüler kalır…
Körü körüne taklit, maymun için meziyet ama insan için zillettir…
Kişilik bilincini, kimlik tercihini kaybeden şahıslar, farkındalığını yitirmiş zavallı nesnelerdir…
Düşmanına bile özenen, öykünen, celladına aşık olan sefihlere ve sefillere ne denilebilir..?
4. Domuzlaşmak…
“De ki: Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lânetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.” (Maide, 60)
Domuzlaşmak… Her türlü ihaneti, zıtlığı, inatçılığı, huysuzluğu meslek edinmiş mendeburlardır… Hınzırlıkta sınır tanımazlar… Sabiteleri, kutsalları, kıbleleri yoktur. Sadece kendi çıkarları ve egoları konuşur… Lanet de gazap da onlaradır… Tağuta uşaklık, onların değişmez karakteridir…