Home / Makaleler / Direnişin Diğer adı; ADEVİYE

Direnişin Diğer adı; ADEVİYE

ramazan-kayan88

Rabiatü’l Adeviye meydanı unutulmamalı ve unutturulmamalı asla… Çünkü  Adeviye meydanı alanlardan bir alan değildir… Adeviye ; insanlığın son yüzyıldaki direniş ve varoluş biçimidir…

Artık Adeviye yeni bir yaşam tarzı , dünya görüşü , hayat modelini temsil ediyor…

Adeviye bir alan olmanın ötesinde deruni bir anlam , ulvi bir amaç demektir…

Adeviye insanlığın en soylu damarı ve en asil duruşudur… Çünkü burada masumiyet ,  meşruiyet , insaniyet , hakkaniyet yüklüdür…

Adeviye aidiyettir…

Ümmetin evlatları için hangi değerler dünyasına ait olduklarının ifade ve isbatı oldu…

Bu kutlu direniş , kutsal isyan , insanlığın kurtuluşu yolunda bir meşale  , ümmetin yarınları için bir muştu idi …

Sömürülmüş , sindirilmiş kitlelerin tarih sahnesinde yeniden yer almaları ve tarih yazma eylemidir…

Adeviye, adanmışlık bilincidir…

Adeviye , aşkınlık halidir… Hayatı müteal  bir dille okumaktır…Rasyonal  , liberal , seküler , hümaniter okumalardan öte gaybi alanı gaye edinmektir…Uhrevi olanı öncelemektir …  Veraların verasına varıştır… Maveraya kanat çırpıştır…

Adeviye’de anneler ne diyordu  ?

“Adeviye’de cennetin kokusunu alıyoruz…”

Kokuşmuş bir dünyada cennetin kokusunu almak ne büyük bir mazhariyet…

Anlaşılan o ki ;Yakublar yitik Yusufların kokusunu almıştı , vuslat yakındı…Yok oluşun girdabından varoluşun zirvesine yürüyen Musalar Kızıldeniz’i  zorluyordu…

Nil’in gelini Asiye’nin kızı Esma ön açmıştı…

Artık özgürlüğe adanmış bedenler , şahadete sevdalı gençler sırasını bekliyorlar…

Adeviye’ye inen yiğitler vücutlarına isimlerini yazıyorlardı … Niçin mi ?

Şehid olduklarında kimlik teşhisinde aileleri zorluk yaşamasınlar diye…

Şimdi şu duayı daha iyi anlıyorum;

“Rabbimiz bizi şahitlerle birlikte yaz.”

Evet, önce sen ismini yaz ki, Rabbin’de seni yazsın…

Artık direnen gençlik işbirlikçi Ezher’e değil Adeviye mektebine kayıtlı idiler…

Adeviye ümmetin şuuru oldu…Direnişin şiarı oldu… Dirilişin sırrı orada… Mazlumiyetin direnişe dönüşüm şifresini bizlere sundu…

Adeviye bir ayıraçtır…

Safları netleştirdi…Karışık kafaları , bulanık zihinleri ayrıştırdı… Kavramları , kurumları , sistemleri , toplumları , ideolojileri tek  tek  belirginleştirdi …

Adeviye bir çizgidir…

Hakla batılı ayıran çizgi… Bu çizginin içinde olmak , tercihini insaniyet , hakkaniyet , hürriyet , izzet , adalet , erdem ve ahlaktan yana yapmaktır…

Çizginin dışında kalmak ise ; zulme , zulmete , zillete , zorbalığa , sömürüye , ihanete , cinayete ortak olmak demektir …

Çizginin içi Habilleşmek dışı Kabilleşmektir…

Çizginin içinde İhvan dışında tuğyan bulunuyor…

Çizginin bir tarafında Mursi karşı tarafta Sisi duruyor…

Çizginin içindekiler cenneti , dışındakiler cinneti tercih ettiler…

Bir tarafında kıyam , diğer yanında kıyım olan bir çizgidir…

Çizgi-çıkar çatışmasında tercihini çizgiden yana yapanlara ne mutlu  !

Adeviye uluslaşma marazından kurtuluş , ümmetleşmeye yol alıştır…

Bireyselleşme illetine “dur” deyip kardeşlikte karar kılmaktır…

Adeviye adavete karşı adaletin tecellisidir… İmanın istikbara galebesidir…

Böyle olduğu içindir ki , tüm insanlık Adeviye ruhuna muhtaç… Ruhsuzluğumuzu başka türlü nasıl aşabiliriz ? Ölü toprağı serpilmişlikten nasıl kurtulabiliriz ?

Kalplerimizi , kapılarımızı Adeviye rüzgarına sonuna kadar açık tutmalıyız…

Evet Adeviye direnişin diğer adıdır…

Özgürlük ve onurun sahici adresidir…