Home / Makaleler / Bangladeş’in 28 Şubat’ı

Bangladeş’in 28 Şubat’ı

Güneydoğu Asya’nın gözden ve gönülden uzak Müslüman ülkesi Bangladeş’in gündeminde neler var, biliyor muyuz?

Bangladeş 161 milyonluk nüfusuyla dünyanın üçüncü büyük Müslüman ülkesi olmasının yanında aynı zamanda dünyanın en yoksul ülkelerinden biri.

Halkın %76 sının günlük geliri 2 doları bulmuyor. Ülke nüfusunun yarısı açlık sınırının altında. 140 milyon insan sefalet içinde sürünürken , geriye kalan 20 milyonluk imtiyazlı sınıf yoksulların sırtından semizliyor.

Dünyada kalktığı sanılan “kölelik sisteminin” güncellenerek nasıl sürdürüldüğünü bu ülkede görebilirsiniz. “Hizmetçi” ismi altında ayda 30-40 dolar aylıkla yani karın tokluğuna çalıştırılan insanların haddi hesabı yok.

Bangladeş’de 14 yaşın altındaki 4 milyonu aşkın çocuk karın tokluğuna çalışıyor. Ücret alabilen çocukların aylıkları 10 doları geçmiyor.

12 yaşındaki yetim çocuk Muhammed Hatari bakın ne diyor?

“ 4 yıldır bu dikiş atölyesinde günde 14 saat çalışıyorum.Şu ana kadar hiçbir ücret almadım. Patronum bana yiyecek ve kalacak yer temin ediyor. Bende burada terzi olmak için çaba sarf ediyorum.

Ülkenin nüfus dengesine baktığınızda halkın %90 ı Müslüman sadece %9 u Hindu…Gel görki %90 ı Müslüman olan bu ülkede 64 vilayetin 40 ‘ında valilik koltuğunda oturan valiler Hindu.

İşte Hindistan Vesayeti altında Şeyh Hasina’nın yönetiminde olan Bangladeş’in gündemi…Kalkınma ,insanlık onuru, açlık sorunu, istikrar değil..

Siyasi iktidarın tek hedefi “Bangladeş’i İslamsızlaştırma” projesi..

İşbirlikçi hain Hasina hükümetinin Müslüman bir topluma zorla giydirmeye çalıştığı çarpık, militarist laik, kimlik dayatması acımasızca devam ediyor.

Anlayacağınız gibi Bangladeş’in 28 şubat’ı başlamış durumda. Sömürgeci güçleri memnun etmeye yönelik bu girişim çok masumun canını alacağa benziyor.

İslami harakete ve İslami değerlere savaş açan bu zorbalar zulümde sınır tanımıyor.

Şeyh Hasina hükümeti darağaçları kuruyor.Ülkede İslami hareketin kökünü kurutmak için cemaati İslami’yi ortadan kaldırmak için senaryolar yazılmış durumda.

Cemaati İslami için kurulan idam sehpasında ilk etapta hedefte olan şuan dört isim bulunuyor.

Cemaati İslami’nin kurucu Genel başkanı ; 91 yaşındaki Lider Gulam Azam.

Cemaati İslami Partisinin Genel Başkanı ; Mevlana Mutiur-rahman Nizami.

Genel BaşkanYardımcısı ; Alemle Delvar Hüseyin Sayidi.

Genel Sekreter ;Ali İhsan Muhammed Mücahid..

Bunların hepsi hapiste. Bu haksız uygulamaları protesto eden Cemaati İslami mensuplarından 2500 kişi daha tutuklandı.

Özellikle Bangladeş’te İslami gençliğin karargahı olan Bangladeş İslami Çatro Şibir taraftarlarına yönelik devlet şiddeti ve terörü devam ediyor.Son bir hafta içerisinde polislerin kurşunlarına hedef olan 10 üniversiteli genç hayatını kaybetti.500 yaralı ,1000 tutuklu var.

Tek suçları İslami çözüm işbirlikçi zorba yönetimlere karşı muhalif duruş olan bu insanlar dünya Müslümanlarının gözü önünde korkunç zulümlere maruz kalıyorlar.

Şimdi bu zulmü göz ardı edebilir miyiz?

İnsanlık dışı bir tasfiye hareketi başlamış durumda. ABD-Hindistan emperyal emellerin Şeyh Hasina taşeronluğu ile sürdürülmek istendiği aşikar.Küresel istikbara direnebilme potansiyeline sahip tek güç , her yerde İslami muhalefet görünüyor…

Bu sebeple İslami hareket direnişlerine yönelik boğma ve bitirme operasyonları hız kazandı… Bangladeş üzerinde kurulan uluslar arası suç mahkemesi gizli ve özel oturumlarla hukuk katliamları ile Müslümanların kökünü kazımak istiyorlar.

Aralık ayındaki idam hükmünü 26 Mart 2013 ‘de yani Bangladeş’in kuruluş yıldönümünde infazı hedefliyorlar.

Şimdi idamdan infaza süreç hızla ilerlerken dünya Müslümanlarının duyarsızlığını nasıl değerlendirmek lazım ?

İnsanlık suçu işleyen Bangladeş despotlarına karşı insan hakları örgütleri nerede?

Aydın ,alim,akademisyen,kanaat önderi,cemaat lideri.STK temsilcileri,siyasi zevat neden mazlum ve masum bir halkın maruz kaldığı bu zulmü görmezler?

Ümmet tepkisini ne güne saklar?Yoksa bir kurtarıcımı bekler?

İslam dünyasının sorumluluk sahibi tüm kurum ve kuruluşları,yapı ve oluşumları bu haksızlığa karşı suskun kalmanın vebalini nasıl kaldırabilecekler bilemiyorum.

Özellikle bu aşamada Müslümanların tepkisi oldukça önemli…Yarın çok geç olabilir…Kardeşlerimizin yalnız olmadıklarını eylemlerimizle kanıtlamamız gerekiyor.Onları sahiplenmezsek sonuçta kaybeden Bangladeş islami hareketi olmayacak;sonuçları hepimizi vuracak…

Bangladeş kanayan yaramız…

Şeyh Hasina kendisininden Arakanı himaye etmesi beklenirken,kendi halkına beklenmedik zulümleri reva görmeye başladı…

Bangladeş’i laikleştirmeye kalkışanlara karşı “la” diyen kardeşlerimizin yanında olmalıyız…